Hakkında Suspiria
Luca Guadagnino'nun 2018 yapımı 'Suspiria'sı, Dario Argento'nun 1977 tarihli kült filminin yeniden çevrimi olarak karşımıza çıkıyor. Ancak bu, sadece bir yeniden çevrim değil; derinlemesine bir yeniden yorumlama. Film, Soğuk Savaş'ın gergin havasının hüküm sürdüğü 1977 Berlin'inde, dünyaca ünlü bir dans topluluğu olan Markos Tanz Company'ye katılan genç Amerikalı dansçı Susie Bannion'un (Dakota Johnson) hikayesini anlatıyor. Topluluğun sanat yönetmeni Madame Blanc (Tilda Swinton) tarafından hızla yıldızı parlatılan Susie, grubun içinde dönen karanlık, büyülü ve ürkütücü sırları fark etmeye başlar. Paralel bir hikayede, eski bir dansçının kaybolmasını araştıran psikoterapist Dr. Josef Klemperer (yine Tilda Swinton, bu kez farklı bir rol ve makyajla) da bu gizemin derinlerine iner.
Film, geleneksel 'jump scare' korkularından ziyade, izleyiciyi yavaş yavaş saran, rahatsız edici bir gerilim ve psikolojik korku atmosferi yaratıyor. Thom Yorke'un unutulmaz müzikleri ve Sayombhu Mukdeeprom'un soğuk ve kasvetli görüntü yönetimi, bu atmosferi güçlendiren temel unsurlar. Dakota Johnson, Susie rolünde naiflikten güce doğru yaşadığı dönüşümü etkileyici bir şekilde yansıtırken, Tilda Swinton'un birden fazla roldeki performansı filmin en dikkat çeken yanlarından biri. Chloe Grace Moretz'un kısa ama etkileyici rolü de unutulmaz.
'Suspiria', dansın güzelliği ile korkunun çirkinliğini, sanatın ışığı ile büyünün karanlığını ustalıkla iç içe geçiriyor. Sadece bir korku filmi değil; aynı zamanda güç, kontrol, annelik ve kolektif suçluluk üzerine düşündüren, görsel bir şölen. 152 dakikalık uzun süresiyle izleyiciden sabır istese de, sunduğu zengin sembolizm, çarpıcı sahneler ve derin karakter incelemeleriyle unutulmaz bir sinema deneyimi vaat ediyor. Özellikle sanat sineması ve atmosferik korku tutkunlarının kaçırmaması gereken bir yapım.
Film, geleneksel 'jump scare' korkularından ziyade, izleyiciyi yavaş yavaş saran, rahatsız edici bir gerilim ve psikolojik korku atmosferi yaratıyor. Thom Yorke'un unutulmaz müzikleri ve Sayombhu Mukdeeprom'un soğuk ve kasvetli görüntü yönetimi, bu atmosferi güçlendiren temel unsurlar. Dakota Johnson, Susie rolünde naiflikten güce doğru yaşadığı dönüşümü etkileyici bir şekilde yansıtırken, Tilda Swinton'un birden fazla roldeki performansı filmin en dikkat çeken yanlarından biri. Chloe Grace Moretz'un kısa ama etkileyici rolü de unutulmaz.
'Suspiria', dansın güzelliği ile korkunun çirkinliğini, sanatın ışığı ile büyünün karanlığını ustalıkla iç içe geçiriyor. Sadece bir korku filmi değil; aynı zamanda güç, kontrol, annelik ve kolektif suçluluk üzerine düşündüren, görsel bir şölen. 152 dakikalık uzun süresiyle izleyiciden sabır istese de, sunduğu zengin sembolizm, çarpıcı sahneler ve derin karakter incelemeleriyle unutulmaz bir sinema deneyimi vaat ediyor. Özellikle sanat sineması ve atmosferik korku tutkunlarının kaçırmaması gereken bir yapım.


















