Hakkında Time After Time
1979 yapımı 'Time After Time', bilim kurgu, gerilim ve tarihi kurguyu ustalıkla harmanlayan unutulmaz bir film. Yönetmen Nicholas Meyer'ın imzasını taşıyan bu yapım, ünlü bilim kurgu yazarı H.G. Wells'i beklenmedik bir maceranın içine sürüklüyor. Film, Wells'in henüz tamamladığı zaman makinesinin, konuğu olduğu bir akşam yemeğinde ortaya çıkan Jack the Ripper tarafından çalınmasıyla başlıyor. Katil, makineyi kullanarak 1979 yılına, modern San Francisco'ya kaçar. Wells de onu durdurmak ve makinesini geri almak için peşinden gider.
Malcolm McDowell'ın canlandırdığı H.G. Wells karakteri, Victoria dönemi naifliği ile modern dünyanın şok edici gerçekleri arasında sıkışmış halde mükemmel bir şekilde tasvir ediliyor. David Warner ise soğukkanlı ve zeki Jack the Ripper portresiyle izleyiciyi geriyor. Mary Steenburgen'in canlandırdığı bankacı Amy Robbins karakteri, Wells'in bu yabancı dünyadaki rehberi ve duygusal bağı haline geliyor. Üçlü arasındaki kimya filmi taşıyor.
Film, zaman yolculuğu konseptini sadece bir araç olarak kullanmakla kalmıyor, 19. yüzyıl ile 20. yüzyılın toplumsal, teknolojik ve ahlaki değerlerini karşılaştıran derin bir alt metin sunuyor. Wells, kendi hayal ettiği ütopik gelecek ile karşılaştığı şiddet dolu, materyalist modern dünya arasındaki tezadı görünce hayal kırıklığına uğrar. Bu tema, filmi sıradan bir kovalamacadan çıkarıp düşündürücü bir seviyeye taşıyor.
Nicholas Meyer'ın yönetmenliği, gerilimi adım adım yükselten bir tempo ve dönemler arası geçişlerdeki görsel zekayla öne çıkıyor. 1979 San Francisco'sunun renkli ve hareketli atmosferi, Wells'in Londra'sının kasvetli ve buharlı havasıyla mükemmel bir tezat oluşturuyor. Miklós Rózsa'nın epik ve romantik müzikleri ise filmin duygusal çerçevesini tamamlıyor.
'Time After Time', sürükleyici hikayesi, güçlü karakterleri ve düşündürücü temalarıyla izlemeye değer bir klasik. Tarih, bilim kurgu ve gerilim sevenlerin kaçırmaması gereken, hem eğlenceli hem de zekice kurgulanmış bir film. Zamanda yolculuk, aşk ve adalet arayışının iç içe geçtiği bu macerayı Türkçe dublaj seçeneğiyle keyifle izleyebilirsiniz.
Malcolm McDowell'ın canlandırdığı H.G. Wells karakteri, Victoria dönemi naifliği ile modern dünyanın şok edici gerçekleri arasında sıkışmış halde mükemmel bir şekilde tasvir ediliyor. David Warner ise soğukkanlı ve zeki Jack the Ripper portresiyle izleyiciyi geriyor. Mary Steenburgen'in canlandırdığı bankacı Amy Robbins karakteri, Wells'in bu yabancı dünyadaki rehberi ve duygusal bağı haline geliyor. Üçlü arasındaki kimya filmi taşıyor.
Film, zaman yolculuğu konseptini sadece bir araç olarak kullanmakla kalmıyor, 19. yüzyıl ile 20. yüzyılın toplumsal, teknolojik ve ahlaki değerlerini karşılaştıran derin bir alt metin sunuyor. Wells, kendi hayal ettiği ütopik gelecek ile karşılaştığı şiddet dolu, materyalist modern dünya arasındaki tezadı görünce hayal kırıklığına uğrar. Bu tema, filmi sıradan bir kovalamacadan çıkarıp düşündürücü bir seviyeye taşıyor.
Nicholas Meyer'ın yönetmenliği, gerilimi adım adım yükselten bir tempo ve dönemler arası geçişlerdeki görsel zekayla öne çıkıyor. 1979 San Francisco'sunun renkli ve hareketli atmosferi, Wells'in Londra'sının kasvetli ve buharlı havasıyla mükemmel bir tezat oluşturuyor. Miklós Rózsa'nın epik ve romantik müzikleri ise filmin duygusal çerçevesini tamamlıyor.
'Time After Time', sürükleyici hikayesi, güçlü karakterleri ve düşündürücü temalarıyla izlemeye değer bir klasik. Tarih, bilim kurgu ve gerilim sevenlerin kaçırmaması gereken, hem eğlenceli hem de zekice kurgulanmış bir film. Zamanda yolculuk, aşk ve adalet arayışının iç içe geçtiği bu macerayı Türkçe dublaj seçeneğiyle keyifle izleyebilirsiniz.


















